Berk Altunkılıç

Geleceğe Dönüş Filmindeki DMC – DeLorean Arabası

04.08.2019
60
Geleceğe Dönüş Filmindeki DMC – DeLorean Arabası

DMC DeLorean adı pek çok kişi için ilk anda bir şey ifade etmeyecektir. Ancak bu aracın ünlü Geleceğe Dönüş film serisinde kullanılan araç olduğunu söylersek kesinlikle herkesin gözlerinin önünde aracın şekli canlanacaktır. Elbette filmde kullanılan araç biraz modifiye edilmiş olsa da spor görüntüsünden ve ruhundan hiçbir şey kaybetmeden izleyiciyi büyülemeyi başarıyor.

Dönemin ünlü iş adamı John DeLorean daha önce yapılmamış güzel bir spor araba yapmak için kolları sıvar. Ancak bu aracın biraz farklı olmasını ister. Çok çeşitli mühendislerden değişik fikirler gelir. Bu fikirlerden bir tanesi John DeLorean’in ilgisini çeker. Araç tamamen paslanmaz çelikten üretilecek ve bu yüzden de eskimeden yıllara meydan okuyacak bir araç olacaktır. Bununla birlikte aracın motoru arkada ve kapıları da yukarı doğru açılacaktır. Bu heyecan verici planlar eşliğinde John DeLorean bu aracı üretmek için DeLorean Motor Company’i kurar.

Uyanık bir iş adamı olan DeLorean, yeni aracın üretim maliyetlerini belirli bir seviyenin altında tutmanın yollarını aramaya başlar. İlk bulduğu yol ise gerçekten akıllıcadır. Aracı çok düşük işçilik maliyetlerinde üretmek için Kuzey İrlanda’da bulunan bir firma ile anlaşır. 80’lerin başında Avrupa’da en ucuza işçi çalıştıran fabrikalar Kuzey İrlanda’da bulunmaktaydı. Araç için çeşitli prototipler üretilir. Ancak aracın paslanmaz çelikten yapılacak olması ağırlığının dört buçuk ton olması demekti. Buna rağmen paslanmaz çelik konusunda ısrar edildi. Bu noktadan sonrada işin içine kullanılacak motorun gücü girdi. Çünkü bu ağırlıktaki bir arabayı hareket ettirmek için ciddi bir motor gücüne ihtiyaç vardı. Sırasıyla Citroen ve ardında Renault motorları araca monte edildi. Ancak bu iki motor da düşük kalıyordu. Bu yüzden Peugeot, Citroen ve Renault bu araç için ortaklaşa bir motor ürettiler.

Kuzey İrlanda’da 1981 yılının hemen başında seri üretime geçildi. Aynı anda Amerika’da da aracın satışı için bayilikler verilmiş ve insanlar aracı sadece prototipini görerek satın almak için sipariş vermeye başlamışlardı bile. Kısa zamanda 4000 adet araç sipariş edildi. Fabrikadan araçlar teker teker çıkmaya başladığında John DeLorean ise yavaş yavaş zaferini kutlamaya başlıyordu. Ancak DeLorean markası için iyi başlayan hikâye bir anda tersine döndü. İş adamı John DeLorean uyuşturucu kaçakçılığı yüzünden apar topar hapse atıldı ve tüm malvarlığına Amerikan hükümeti tarafından el konuldu. Bu noktada ilk parti üretilen 300 araç gemilerle Amerika’ya doğru yola çıkmıştı. Araçlar Amerika’ya geldiğinde devlet direkt olarak araçlara el koydu. Araçlar limanda bir alanda bekletilmeye başlandı. Bu durumu haber alan ve satın almak için sipariş verenler ise sıkıntılı bir bekleyişe başladılar.

Gemiler ardı ardına limana yanaşıyor ve dönemin en görkemli spor arabalarından bir tanesi olan DeLorean Amerika sınırlarından içeri giremiyordu. Limanda bekletilen araçlar üzerinde yapılan tetkikler sonucunda başka bir trajedi ortaya çıktı. Araçlar Avrupa’da üretildikleri için Amerika Emisyon denetiminden de geçemiyorlardı. Bir başka değişle araçların egzozlarından çıkan duman havayı ciddi oranda kirletiyordu. Bunun anlamı bu motora sahip bir aracın kesinlikle Amerika’da kullanılamaması demekti. Sipariş verenler bu haber üzerine siparişlerini teker teker iptal etmeye başladılar. Açılan bayilikler kapatıldı. DeLorean tamamen öksüz bir araba olmuştu.

1982 yılına gelindiğinde Amerika’da ciddi bir ekonomik buhran baş gösterdi. Devlet ekonomiyi düzeltmek adına elindeki bazı duran varlıkları satışa çıkardı. Bu varlıklar arasında limanda bekleyen 2 bin adet DeLorean da vardı. John DeLorean hapse girdikten sonra fabrika toplamda 8583 adet DeLorean üretmiş ancak sadece 1200 adedini Amerika’ya göndermişti. Geri kalan araçlar ise Kuzey İrlanda’da bekletiliyordu. Amerika’da devletin el koyduğu 1200 araç çok ucuz bir parayla satışa çıkarıldı ve kapış kapış satıldı. Peşinden Kuzey İrlanda’da bekleyenler de geldi. Onlar da geldiği gibi satılıyordu. Araç sahipleri için tek dezavantaj aracın Amerika sınırları içerisinde herhangi bir servis ya da bayisinin olmamasıydı. Bir başka değişle araçlar garanti kapsamında değillerdi. Bunu fark eden bazı uyanık girişimciler araç için servisler açtılar.

1985 yılına gelindiğinde ünlü yönetmen Robert Zemeckis bir bilim-kurgu filmi projesi için araç arayışına girdi. Bu araba filmin başrol oyuncusu olacak ve bir zaman makinesine dönüştürülecekti. Pek çok ünlü araba markasıyla görüşen Zemeckis bu firmalardan bazılarının yüksek ücretler istemesi bazılarının da araç üzerinde modifikasyon yapılmasına izin vermemesi yüzünden anlaşma sağlayamadı. Ona telif hakkı yaratmayacak şık bir araba gerekiyordu. Bu araba da elbette DeLorean oldu. Aracın bağlı bulunduğu bir kuruluş yani kullanımından telif isteyecek birileri yoktu. İşte Zemeckis Geleceğe Dönüş filmlerinde bu öksüz aracı kullanarak onun bir efsaneye dönüşmesine sebep oldu. DeLorean halen günümüzde aktif olarak hem Amerika’da hem de Avrupa kullanılmaya devam ediyor.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© berkaltunkilic.net 2019..